Milan Kundera, bütün yapıtları arasında en çok Gülünesi Aşklar'ı büyük keyifle, zevkle yazmış olduğunu söyler. Yedi öyküden oluşan bu kitapta, yazarın daha sonraki romanlarında geliştireceği aşk, yalan, yanılsama gibi temaların özünü, özgün ve yenilikçi anlatım tekniklerini bulmak mümkün. Hayatı, ya
Zemberekkuşu'nun Güncesi
✍ Scribed by Haruki Murakami
- Publisher
- Doğan Kitap
- Year
- 2005
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 417 KB
- Category
- Fiction
- ISBN
- 6051110100
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Japon edebiyatının aykırı çocuğu MURAKAMİ HARUKİ "Zemberek Kuşunun Güncesi" adlı, kendisine dünya edebiyatında önemli bir yer açan romanıyla Türkçe'de. Onu İmkânsızın Şarkısı'yla tanıyan okurları yine keyifli edebiyat dakikaları bekliyor. Toru'nun başına gelen olağandışı olaylar MURAKAMİ'nin hayalgücünün genişliğini bize bir kez daha gösteriyor. Gerçek ile olağanüstü arasında gidip gelen bu romanın, yazarın dünyasını okuyucuya cömertçe ve hiçbir sınır tanımadan sunduğu kesin. Üstelik cesur bir girişim bu. Yani Zemberekkuşu'nun Güncesi'nde MURAKAMİ'nin yetkin ve cesur kalemiyle bir kez daha buluşacaksınız.
📜 SIMILAR VOLUMES
Genel olarak Batı düşüncesinin mahiyetine ve tarihi sürecine odaklanan bu çalışmada Batı düşüncesi terimi, Batı'ya has olması bakımından diğerlerinden ayrılan bir düşünce geleneğine gönderme yapmaktadır. Burada söz konusu edilen düşünce terimi ise, genel olarak düşünmenin ne demek olduğundan ziyade,
Krondor Krallığı'nda neredeyse bir yıldır huzur hüküm sürmektedir. Ancak bir gün, Hırsızlar Loncası'nın en genç ve yetenekli üyelerinden Eliuzun Jimmy, bir çatının üzerinde, Krondor Prensi'ni öldürmeyi amaçlayan bir Ölüm Loncası üyesine rastlar. Suikast girişiminden Jimmy'nin yardımıyla kurtulan Aru
Krondor Krallığı'nda neredeyse bir yıldır huzur hüküm sürmektedir. Ancak bir gün, Hırsızlar Loncası'nın en genç ve yetenekli üyelerinden Eliuzun Jimmy, bir çatının üzerinde, Krondor Prensi'ni öldürmeyi amaçlayan bir Ölüm Loncası üyesine rastlar. Suikast girişiminden Jimmy'nin yardımıyla kurtulan Aru
Hollanda'nın şirin bir kentinde eylül sabahıydı. Deniz ve toprak iç içe girmiş, ortalık ise yeni aydınlanıyordu. İnsanlar yeni doğan güne hazırlanıyorlardı. Sepetlerini başlarının üzerinde taşıyan kadınlar kanaldan kısa adımlarla, kayarcasına geçip gidiyordu. Neşeli bir genç, patenle kayarak pazara