"Sanki ben okyanustamışım, onlar da keşif uçusuna çıkmış, üstümden uçuyorlar. Beni gözlüyorlar, salınıyorlar yukardan. Düşman da ben. Çevremdeki boşluğu içimde duyuyordum, kocaman, kapkara bir dünya gibi. Hayvanmışım gibi dinledim çevreyi Korku içinde. Ses korkusu. Gerilmiştim. Sanki her an bir şey
Yer Açın! Yer Açın!
✍ Scribed by Harry Harrison
- Book ID
- 110585074
- Publisher
- Metis
- Year
- 1996
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 170 KB
- Category
- Fiction
- ISBN
- 9753421192
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
"1999'dan 2000'e geçmemize yalnızca haftalar var. Yalnızca New York'ta 35 milyon insan yaşıyor. Su yok. Petrol yok. Yiyecek yok. Barınak yok. Umut yok... Sokak savaşlarının, yağmaların ve örgütlü suçun kol gezdiği metropolde bir polis memuru hem bir cinayeti çözmeye, hem de aşkını korumaya çalışıyor...
"...yiyeceği kendilerine saklıyorlar – hiç zayıf bir polis gördünüz mü? Ya politikacılar, bizim yiyeceğimizi yiyorlar, biz açlıktan ölmüşüz umurlarında mı!" Ardı arkası kesilmeyen ses halkı giderek ayaklanmaya sürüklüyordu. Çoğu yaşlılar olmak üzere bir sürü insan yere düşmüş, çiğnenmişti. Andy el çantasını açtı ve gaz bombalarından birini çıkardı. Pimleri çekildikten sonra üç saniye içinde patlayıp gaz yayacak şekilde ayarlanmışlardı. Andy bombayı yere yaklaştırdı, pimi çekti ve doğruca hoparlörlü adamın üstüne doğru fırlattı. Yeşil teneke havada bir yay çizdi ve adamın yanındaki insanların arasına düştü, ama patlamadı."
Harrison kitabının gerekçesini şöyle açıklıyor:
"Aralık 1959'da Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Dwight D. Eisenhower şöyle dedi: "Bu hükümetin programında... ben burada olduğum sürece... doğum kontrol problemiyle ilgili politik bir doktrin bulunmayacaktır. Bu bizim işimiz değildir." O zamandan bu yana hiçbir Amerikan hükümetinin de işi olmadı.
1950'de Amerika Birleşik Devletleri –dünya nüfusunun sadece %9'una sahip olduğu halde– dünyadaki hammaddelerin %50'sini tüketmekteydi. Bu yüzde giderek artmaktadır ve on beş yıl içinde, şu anki büyüme hızıyla, Amerika Birleşik Devletleri yeryüzündeki maddelerden çıkan yıllık ürünlerin %33'ünden fazlasını tüketiyor olacaktır. Nüfusumuz aynı hızla artmaya devam ederse, bu ülke yüzyılın sonunda, şimdiki yaşam standartlarını koruyabilmek için gezegenimizin kaynaklarının %100'ünden fazlasına ihtiyaç duyacaktır. Bu matematiksel bir imkânsızlık – kaldı ki, o zamana kadar yeryüzünde yaklaşık 7 milyar insan olacak ve bu hammaddelerin bir kısmından –belki– onlar da faydalanmak isteyecekler.
Bu durumda dünya neye benzeyecek?"
📜 SIMILAR VOLUMES
Saplantılarıyla boğuşan, genelgeçer ahlak kurallarının hor gördüğü bir durumu içinde hissederek yaşayan, Bayraktar Paşazadelerin kızı Suat.. Kadınlardan korkan, onları doğru dürüst tanımayan ve fahişelerin dışında hemen hiçbirisine yanaşmamış, Manisa eşrafından Hacıbeyoğlu'nun oğlu Halim... Bu iki i
Dağlara hükmeden orklar, Bataklıları saran troller, Ve hızla akan zamanın, büyüyen savaşın, Dağların, çelişkilerinin gölgesinde bir drow... Mithril Salonu kuşatma altına alınmış, Nesmé istila edilmiş; öyle ki güçlü Gümüşay bile destek arar duruma gelmiş... Güçlü, akıllı, tanrısal güçlere sahip krall
Dağlara hükmeden orklar, Bataklıları saran troller, Ve hızla akan zamanın, büyüyen savaşın, Dağların, çelişkilerinin gölgesinde bir drow... Mithril Salonu kuşatma altına alınmış, Nesmé istila edilmiş; öyle ki güçlü Gümüşay bile destek arar duruma gelmiş... Güçlü, akıllı, tanrısal güçlere sahip krall
Tanrıların oyunu beklenmedik yönlere kaymış, Kılıçları toplamaya giden Hermes’in ölümünün ardından her şey karmakarışık olmuştu: Artık insanlar, Tanrıları öldürebiliyorlardı. Çağlardır gizlenen büyük sır, Dünya’nın hükümdarları olarak insanları gösteriyordu: "Tanrıları yaratanlar insanlardı ve onlar
Bir trapez sanatçısı -çok iyi bilinir ki; çalışmaları büyük varyete tiyatrolarına ait kubbelerin yükseklerinde yapılan bu sanat, insanoğlu tarafından en zor kazanılan sanatlardandır- trapeze her çıkışında aynı cesareti gösterebilmek için, önce mükemmellik adına bir çaba, sonraları ise zorba bir alış