Denizcilikleriyle ünlenmiş Courtney sülalesi bu kez her türlü maceranın, gerilimin ve heyecanın yaşandığı bir serüvene atılır. Baba Francis Courtney ve üç oğul; Tom, Guy, Dorian uzak diyarlarda farklı kültür ve geleneklerin yoğurduğu insanlarla karşılaşırlar. Asıl yolculuk nedenleri olan el-Auf adlı
Yağmur Kesiği
✍ Scribed by Uğur Yücel
- Publisher
- Can Yayınları
- Year
- 2012
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 70 KB
- Category
- Fiction
- ISBN
- 9750721497
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Lefteri üç gün toprak altında kalmıştı... Sırtında kırbaç izleri. Sırtı paramparça. Karnını deşip kemiğe saplanmış lakerda bıçağı. Köpekler burunlarını toprağa vermiş, en pes seslerden ağlıyor. Denizkızları bir bir gırtlaklarını kesip kayalara vuruyor diri bedenlerini. "Ave Maria" söylüyor koro. "Allahümme salli âlâ seyyidina Muhammed," diye bağırıyor kurbanlık koyunlar. Karlar örtüyor eflatun şallarını köyün üstüne. Lefteri'yi çarmıha gerdiler. Ve o hiçbir şey demedi. Rakılar, esrarlar ağladı. "Ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasa," dedi kedi imam. Helal ettiler haklarını. Lefteri gömüldü. Sevgilisi Melina Ratsis'in yanına. Sarıldılar. Bıçağı söktü aldı karnından Melina. Bir bir yaralarını sevdi okşadı. Gözlerini öptü. Saçlarını koparıp bedenine sürdü. Mezarın diplerine çekti Lefteri'yi. Çekildikçe su geldi çekildikçe deniz, indikçe tuz geldi burnuna. Balıklar öptü gözlerini. "Derin nefes al sevgilim," dedi Melina. Son nefesini aldı Lefteri. Daldılar derinlere derinlere. Denizkızı Melina sevdasına kavuştu. Denizin bittiği yerlere gittiler, Karya mezarlarına, yüksek manastırlara... Onlar çağırmadı bu olup biteni. Bu felaket klavyeleri. Bu yarılmış kar tepelerinden fırlamış ten kokusu. Oluk oluk. Onlar bağırmadı.
📜 SIMILAR VOLUMES
Üniversite'nin derinliklerinde karanlık bir yer vardır. Kadim koridorların ağ gibi örüldüğü ve çok uzun zaman önce terk edilmiş odaların birbiri ardına sıralandığı bu yeri çok az kişi bilir. ----- Genç bir kadın, Şeyaltı'nın sonu gelmez tünellerinde saklanıp, bu unutulmuş yerin kalbinde hayatını sür
Almanya'da politik tiyatronun bir altbaşlığı olarak alınabilecek "belgesel tiyatro"nun öncülerinden ve teorisyenlerinden biri olan Peter Weiss, Direnmenin Estetiği'nde, 1937-1944 yılları arasındaki anti-faşist direnişi ve bu direnişin içinde yer alan gerçek kişilerin öykülerini/yaşantılarını merkez
Hepimiz arı ile çiçeğin dansını biliriz; bal yapmak için nektar ve polen toplayan arı ve arıya istediklerini vererek genlerini uzaklara yayan çiçek. Büyük resmi göremeyen arı muhtemelen bahçede kendisini özne, yağmaladığı çiçeği ise nesne sanıyor. Meselenin aslı ise şu; çiçek arıyı, polenini çiçekte
'Bilinçsiz evrim insanla sona erer ve bilinçli evrim başlar. Ama bilinçli evrim belirli bir insanla başlamaz. Ancak siz başlamayı seçtiğinizde başlar... Osho'nun bahsettiği, yeni bir insanın yaratılmasından başkası değildir... Bunun için 'İnsanı bütünüyle kabul etmeliyiz. Ne mantığını reddetmeliyiz
“Mutluluğumuz ve mutsuzluğumuz açısından son çözümlemede önemli olan, bilincin ne ile doldurulmuş ve meşgul edilmiş olduğudur. Bu noktada, tümü bakımından her saf entelektüel uğraş, bu uğraşa yeteneği olan zihne, içinde başarının ve sarsıntılarıyla, eziyetleriyle başarısızlığın sürekli yer değiştird