Çinli filozof Sun Tzu günümüzden 2500 yıl önce yazdığı "Savaş Sanatı" adlı eser 13 bölümden oluşmaktadır. Toplamış olduğu 384 savaş teorisinde ilkeler, savaş alanında olduğu kadar ekonomi ve politika alanlarında da liderlere yol göstermektedir. En önemli ilkeler ise zaferin mümkün olduğu takdirde sa
Yay ile Ok Atış Sanatında Zen
✍ Scribed by Eugen Herrigel
- Publisher
- Ruh ve Madde Yayıncılık
- Year
- 2012
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 51 KB
- Category
- Fiction
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Bir Japon, yay ile ok atmayı, sanat olarak dikkate alan ve bir miras olarak ona saygı besleyen geçmişten kalmış anlamda bir spor diye anlamaz, tersine, söyleyeceklerimiz kulağa nedenli tuhaf gelse de, ona bir tapınma, dini bir ayin gözüyle bakar. O böylece, yay ile ok atma sanatı denilince, özellikle bir vucüt antrenmanı, az ya da çok bir spor yeteneği görmemekte, aksine, kökeninin manevi alıştırmalarda aranması gereken ve manevi bir hedefi tutturmadan ibaret bir yetenek anlamaktadır. Şu halde nişancı, esas itibarıyla kendine nişan almakta ve belki de kendi kendine rastlatmayı başarmaktadır.
📜 SIMILAR VOLUMES
Unutulan bir geçmiş ve unutulamayan bir sırrın karanlığında kaybolmuş iki hayat, işlenen cinayetlerle kesişen yollar… Babasının geldiğini yorganının altından duymuştu. Saat daha o kadar geç değildi ama O, delicesine korktuğu babasıyla karşılaşmamak için erkenden yatıyor ve yorganın altında, gelip b
Bilişim sektöründesiniz. Çok gözde bir mesleğiniz var. İyi para kazanıyorsunuz. Temiz giyimli insanlarla dolu dev binalarda çalışıyorsunuz. Steril bir hayat sürüyorsunuz. Arkadaşlarınız var. Ancak, göğsünüze bir ağırlık biniyor zaman zaman; üzerinize bir karamsarlık çöküyor; bir dalga gibi. Bir eksi
Johann Peter Eckermann (1792-1854) : Goethe'nin kırk cildi bulan toplu yapıtlarının yayımlanmasında ona asistanlık yapan Eckermann, ilk Goethe filologu sayılmaktadır. Goethe'nin ölümünden sonra Eckermann'ın 1842 yılına kadar sürdürdüğü çalışmalar sonucunda toplu yapıtlara yirmi cilt daha eklenmiştir
Aynada kravatını bağlıyordu, beğenmedi. Bir maske gibi, diye düşündü. Bir maske gibi. Kravatın bir ucunu aşağı doğru çekip düğüm yerini boynuna kaydırdı. Düğüm yeri oturdu boynuna, boynunu sıktı. Bir maske gibi. Ve yıllar yılı, azar azar... Düğüm yerini küçük bularak çözdü, yeniden bağladı. İrice bi