Hiç tanımadığı babasının ölüm haberini alan Wilfrid, ona doğduğu, aşkı tanıdığı, mutlu olduğu topraklarda bir mezar yeri bulmaya karar verir. Böylece babayla oğlun, savaşın tüm acımasızlığıyla hüküm sürdüğü topraklara doğru yolculuğu başlar. Mezarlıkların dolu, acıların taze olduğu bu topraklarda
Teğet'in Yıkımı
✍ Scribed by Mustafa Sönmez
- Publisher
- Yordam Kitap
- Year
- 2010
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 889 KB
- Category
- Fiction
- ISBN
- 6055541033
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Küresel kapitalizm, 1980 sonrasında sermaye birikimi sürecini neoliberal model çerçevesinde sürdürmek için kolları sıvadı. Küreselleşme, özelleşme, ticarileşme ile el ele ilerleyen bu liberalleşme sürecinde "piyasa" her derde deva, her şeye kadir bir ilahi güç olarak takdim edildi. 1980 sonrası dönem, küreselleşen kapitalizmin hızla sermaye biriktirdiği, ama hızla da balonlaşarak kendi kuyusunu kazdığı bir zaman dilimi oldu. Bölgesel, ulusal krizlerin sıklaştığı bu dönemde küresel krizin de 2007'de ucu göründü. Küresel kriz bütün haşmetiyle 2008'de baş verdikten sonra 2009'da da bütün dünyaya bulaştı ve her coğrafyayı sardı. Küresel krizin etkileri, Türkiye'de de şiddetle hissedildi. Bu kitapta 2008 ve 2009'un tamamında küresel krizin, "teğet geçerken" Türkiye ekonomisinde yarattığı enkazın envanteri yer alırken, önümüzdeki dönemde emekçi sınıfları bekleyen tehditlere ve fırsatlara değiniliyor. Küresel krizin dünyada merkez ülkeleri ve çevre-bağımlı ülkeleri nasıl etkilediği, kapitalist devletlerin müdahale biçimleri ve bunların sonuçları, krizin Türkiye kapitalizmine etkileri ve AKP yandaşı sermaye kesimi ile geleneksel sermaye kesimleri arası çelişkiler mercek altına alınıyor. Krizin emekçilere yansıması, işsizlik ve güvencesizleştirme, yoksullaşma, gelir dağılımının daha çok bozulması gibi sorunlar üzerinde özel olarak duruluyor. Petrol-İş Sendikası'nın Yordam Kitap'la birlikte sunduğu bu kitap, günümüz krizine ilişkin çalışmalar içinde özel bir yer tutacak nitelikte.
📜 SIMILAR VOLUMES
Hiç tanımadığı babasının ölüm haberini alan Wilfrid, ona doğduğu, aşkı tanıdığı, mutlu olduğu topraklarda bir mezar yeri bulmaya karar verir. Böylece babayla oğlun, savaşın tüm acımasızlığıyla hüküm sürdüğü topraklara doğru yolculuğu başlar. Mezarlıkların dolu, acıların taze olduğu bu topraklarda
Ari, yalnızlık ve kaybolmuşluk duygusunun önüne geçemiyor bir türlü. Buz mavisi gözleri ve asla değiştiremediği ya da kazıyıp atamadığı gümüş renkli, uzun, gür saçlarıyla hep dikkat çekiyor. Bakıcı ailelerin yanında geçen çocukluğunun ardından, nereden geldiğini ve kim olduğunu bulma isteğine karşı