Çağdaş sanata hem içeriden (sanatçı gözüyle) hem de dışarıdan (eleştirmen, akademiyen ve izleyen gözüyle) bakış açıları getirmek amacıyla hazırlanan bu kitap, son on yıldır iyiden iyiye varlığını ortaya koyan çağdaş sanatı ve onu etkileyen koşulları kayda geçiriyor.
Sicilya Konuşmaları
✍ Scribed by Vittorini, Elio
- Book ID
- 110142308
- Publisher
- Helikopter
- Year
- 2010
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 75 KB
- Category
- Fiction
- ISBN-13
- 9786055819149
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Bir başka İtalyan bindi Helikopter’e: Elio Vittorini. Bu kez Sicilya’ya gidiyoruz ama trenle. Denizin üstünden, uçar gibi. Oğul Silvestro babasından bir mektup alır; yaşını başını almış baba aşık olmuş kaçmıştır. Annene iyi bak demektedir. Atlar trene Silvestro, ver elini Sicilya: Annesine atacağı kartpostalı kendisi götürmeye karar verir. Çocukluğu da trenlerde geçmiştir, o pek yoksul Güney’de. Bir sürü insanla karşılaşır trende, konuşurlar. Sonra iner, Signora Concezione’nin, annesinin evine varır; annesi aşıcı olmuştur. Ev ev gezer, yine konuşurlar. Hep konuşurlar: Dünyadan, güzelliğinden, umutlardan, çocukluktan, yoksulluktan, böbürlenmelerden, insandan. Dullarla, kocakarılarla, bileycilerle...
"Her türlü şüphe ve yanlış anlaşılmayı önlemek için, Sicilya Konuşmaları’nın baş kişisinin kendi hayatımdan alınmadığını, onu çevreleyen ve ona eşlik eden Sicilya’nın da bir rastlantı sonucu Sicilya olduğunu söyleyerek okuru uyarırım; ancak, Sicilya adı kulağıma İran ya da Venezüella’dan daha hoş geliyor. Hem, bütün müsveddeler bir şişe içinde bulunmuş da olabilir," diyor Vittorini, kitabının sonuna koyduğu notta. Hem haklı hem haksız bence. Bir kere çalışıp da ücretleri karşılığında portakal alan, portakallarını satmaya çalışıp beceremeyen, bu yüzden o kasabadan bu kasabaya trenle gezen, hele de karısı kendisine sunulan portakalı beğenmeyip reddedince öfkeden kızaran, ama susup oturan işçi, sanmam ki başka bir memlekette olsun.
LY
📜 SIMILAR VOLUMES
Johann Peter Eckermann (1792-1854) : Goethe'nin kırk cildi bulan toplu yapıtlarının yayımlanmasında ona asistanlık yapan Eckermann, ilk Goethe filologu sayılmaktadır. Goethe'nin ölümünden sonra Eckermann'ın 1842 yılına kadar sürdürdüğü çalışmalar sonucunda toplu yapıtlara yirmi cilt daha eklenmiştir
Johann Peter Eckermann (1792-1854): Goethe’nin kırk cildi bulan toplu yapıtlarının yayımlanmasında ona asistanlık yapan Eckermann, ilk Goethe filologu sayılmaktadır. Goethe’nin ölümünden sonra Eckermann’ın 1842 yılına kadar sürdürdüğü çalışmalar sonucunda toplu yapıtlara yirmi cilt daha eklenmiştir.
Roman ve öykülerinden bildiğimiz anlatı ustası, araştırmalarından tanıdığımız bilim adamı, sayısız çevirisinden izlediğimiz sabırlı işçi, bu kez farklı bir kimliğiyle karşımıza çıkıyor: Tartışmalar, Tahsin Yücel'in son onbeş yılda giriştiği gözüpek polemikleri bir araya getiriyor. Her birinin bağlam