Bes yas insanin en olgun cagidir; sonra curume baslar. Ben Alper Kamu, birkac ay once bes yasina bastim. Dogum gunum yaklasirken vaktimin buyuk kismini pencerenin onunde, disardaki insanlari izleyerek geciriyordum. Hizlanarak, yavaslayarak, turlu sesler cikararak ve bir yerlere bakarak yasayip gidiy
Oğullar ve Rencide Ruhlar
✍ Scribed by Canıgüz, Alper
- Book ID
- 110461048
- Publisher
- İletişim Yayınları
- Year
- 2004
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 116 KB
- Series
- Alper Kamu 1
- Category
- Fiction
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
"Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. ----- Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum..."
📜 SIMILAR VOLUMES
İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Yapıtlarıyla, 19. yüzyıl Rus klasikleri arasında Avrupa’da ve ülkemizde ilkönce çevrilen ve tanınan yazarlardan biri olmuştur. İlk Aşk ve İlkbahar Selleri’nden Duman ve Ham Toprak’a pek çok nitelikli öykü ve roman yazmış olmasına karşın, Turgenyev adı günümüzde
Klasik Rus edebiyatının unutulmaz yazarı Turgenyev, çağdaşlarından bütünüyle farklı bir yol izlemiş, yaşadığı dönemde Avrupa'da yazılan romanlara ve Avrupa kültürüne daha yakın bir tavır sergilemişti. Turgenyev'in başyapıtı olarak tanımlanan Babalar ve Oğullar, bu etkinin izlerini taşır. Romanın öne
Klasik Rus edebiyatının unutulmaz yazarı Turgenyev, çağdaşlarından bütünüyle farklı bir yol izlemiş, yaşadığı dönemde Avrupa'da yazılan romanlara ve Avrupa kültürüne daha yakın bir tavır sergilemişti. Turgenyev'in başyapıtı olarak tanımlanan Babalar ve Oğullar, bu etkinin izlerini taşır. Roman
Nişantaşlı bir ailenin üç kuşak boyunca serüvenlerini anlatan bu kitap ev içlerinin renklerini, zamanın akışını, günlük sıradan konuşmaları akılda yer eden kahramanlar aracılığıyla saptarken okura geleneksel romandan alınacak hazları bütünüyle veriyor. Yüzyıl başında İstanbulda Abdülhamitin son yıll