Doğu Perinçek, kırk yıldır, Türk tarihi üzerine araştırmalar yapıyor. 1973 yılında yazdığı, Orta Asya kavimlerinin tarihsel gelişimlerini inceleyen Bozkurt Efsaneleri ve Gerçek başlıklı kitabı, bu çalışmaların ilk ürünüydü. İlk üç basımı toplam 23 bin adet satan bu kitap, Türk tarihçilerinin Orta As
Ortaçağın Günbatımı
✍ Scribed by Huizinga, Johan
- Book ID
- 110151731
- Publisher
- İmge Kitabevi
- Year
- 1997
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 302 KB
- Category
- Fiction
- ISBN-13
- 9789755332031
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Antik uygarlığın sonu olarak kabul edilen 5. yüzyıl ile Rönesans'ın ortaya çıktığı 15. yüzyıl arasındaki bin yıllık döneme, tarih meraklısı bir Italyan din adamı Medio Evo (Ortaçağ) adını vermiştir. Bu adlandırma çok büyük bir kabul görmüştür. Ortaçağ, Rönesans döneminde ve daha sonra, batı kültürünün ve uygarlığının başlıca arınma alanı olmuştur. İnsanların tarih karşısında tapınma merakları, kusurları, hataların bir ilk nedeninin bulunduğu yere olduğu kadar, her türlü istenmeyen unsurun sürgüne gönderileceği bir yere de duydukları gereksinim, Ortaçağa böyle bir özellik kazandırmıştır. Her türlü kötülüğü buraya gönderen insan kendi dönemini arındırdığına inanmıştır. Huizinga, bir toplumun kendini kavrama ve ifade etme biçiminin hiyerarşik terimler içinde olduğunu ortaya koyduktan sonra, sönmekte olan kültüre renginive tonunu veren şövalyaliğin, geçmişin şanını yaşatma kaygısı içinde nasıl bir anakronizmaya düştüğünü sergiliyor, bu toplumsal tabakanın kendini, aslında, kahramanlık ve aşk düşü içinde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şövalyelik tarikatları, askerlik ve siyasette şövalyelik ülküsü stilize edilmiş aşk bu aşka ait kurallar ve kırsal hayata olan düşüklük çok parlak bir biçimde inceleniyor. Zenginlere duyulan kinin din şeklinde ortaya çıktığını gösteren tarihçi, gerçekte, dinselliğin tümüyle bu dünyaya yönelik endişelerden kaynaklandığını sergiliyor. Bunun yanında, dinselliğin biricik ifade olanağını dağlamasının yol açığı tarikat bolluğunun, rekabete ve aşırı dindarlaşmaya, dinle ilgisi olmayan şeylerin de dinselleştirilmesine neden olduğunu açıklıyor. Bu kitap okunduğunda, 14. ve 15. yüzyıllar Batı Avrupa zihniyetiyle günümüz Türkiye'sinde kimi çevrelerde geçerli olan zihniyet kalıpları arasındaki çarpıcı benzerlikler şaşırtıcı olmamalıdır. Dünyayı açıklamanın yollarından yoksun kalındığında, düş kurmak, gerçekle hayali karıştırmak kaçınılmaz olur.
📜 SIMILAR VOLUMES
Çoğu hep arkadaştılar; sonra kendi yollarına gittiler. Sadece kalplerinde sakladıkları sırlarla yeniden buluştuklarında; savaş söylentileriyle çalkalanan, gölgeli bir dünyadan bahsediliyor, mitolojik, efsanevi yaratıkların, korkunç canavarların hikâyeleri onların da kulaklarına geliyordu. Söyl
Çoğu hep arkadaştılar; sonra kendi yollarına gittiler. Sadece kalplerinde sakladıkları sırlarla yeniden buluştuklarında; savaş söylentileriyle çalkalanan, gölgeli bir dünyadan bahsediliyor, mitolojik, efsanevi yaratıkların, korkunç canavarların hikâyeleri onların da kulaklarına geliyordu. Söyl
Saplantılarıyla boğuşan, genelgeçer ahlak kurallarının hor gördüğü bir durumu içinde hissederek yaşayan, Bayraktar Paşazadelerin kızı Suat.. Kadınlardan korkan, onları doğru dürüst tanımayan ve fahişelerin dışında hemen hiçbirisine yanaşmamış, Manisa eşrafından Hacıbeyoğlu'nun oğlu Halim... Bu iki i