Müfettişler Müfettişi
✍ Scribed by Orhan Kemal
- Publisher
- Tekin Yayınevi
- Year
- 1990
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 162 KB
- Category
- Fiction
- ISBN
- 9754781001
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
İnsanının üzerinde, toplumun gelenek, görenekleriyle geçirdiği evreler, zamanla sabit kalıplar oluşturur, ki bu kalıplar o insanların davranış şekillerini de belirler. Aynı zamanda hangi sıfatların kimlere verileceği de zaman içinde belli olduğundan, hikayedeki "Devlet Adamı" sıfatının kimlere verileceği de kendilerince bellidir. Kafalarında yarattıkları devlet büyüğü resmine, boylu poslu, eli yüzü düzgün, giyim kuşamı yerinde, elinde evrak çantası, başında şapkasıyla küçük illerine gece yarısı gelen Kudret Yanardağ tıpatıp uyar. Bu adama kim olduğunu sormaya çekindiklerinden, aynı zamanda yanlış yapmaktan da korktuklarından, fiziki görünüşüne bakarak karar alıp (böylesine heybetli bir adam ancak müfettişler müfettişi olabilir onlara göre), küçük oyunlarını devreye sokarlar hemen. Müfettişe yaranmak, alırsa üç beş kuruşu eline sıkıştırıp kendisine bulaşmamasını sağlamak için lokantacının giriştiği oyun hikayede kısmen şöyle geçer: “Kodaman”ın masası donatılmış, ancak çekinilen ya da çok hatırlı müşteriler için kullanılan yeni, gıcır gıcır örtü, peçete, tabak, çatallar ikram edilmiş, küçük bir Yeni Rakı açılmıştı. Arabacıya göre, helal olsundu herife. Doğrusu masaya yakışıyordu. Yalnız masaya mı? Örtülere, peçete, çatal bıçak, kıyıları yaldızlı tabaklara da. Hele üzeri kıllı tombul eliyle sulandırılmış rakı kadehini alışı, kadehi ağzına götürüşü, yudumlayışı, sonra kadehi yerine bırakışı, ekmeği koparış, önce dudaklarına bastırış, daha sonra da çatalına takışı…”
📜 SIMILAR VOLUMES
“Milletimizin yüreğinde tuhaf bir korku vardır kelle kulak yerindekilere karşı. Beyefendi korkusu. Bu korkunun köklerini ta saltanatın derinliklerinde bulabilirsiniz. Bu korku, korktuklarına karşı hem nefret hem de def-i bela kabilinden sahte bir sevgi tezahürünün doğmasına sebep olur. Bu seçmeni, y
“Bir şeyi söylerken binini susarız. Binini duyumsamak birini duymaktan daha güzel değil mi? Ya da öyle bir şey söylemeli, duymalı ki, binini birden duyumsatsın” Hayrettin Ökçesiz bir hukukçu olarak sivil itaatsizlik kitabıyla tanınır. Bu kitabıyla birlikte felsefe dünyamız da kendisinden çok söz ede
Krondor Krallığı'nda neredeyse bir yıldır huzur hüküm sürmektedir. Ancak bir gün, Hırsızlar Loncası'nın en genç ve yetenekli üyelerinden Eliuzun Jimmy, bir çatının üzerinde, Krondor Prensi'ni öldürmeyi amaçlayan bir Ölüm Loncası üyesine rastlar. Suikast girişiminden Jimmy'nin yardımıyla kurtulan Aru
Krondor Krallığı'nda neredeyse bir yıldır huzur hüküm sürmektedir. Ancak bir gün, Hırsızlar Loncası'nın en genç ve yetenekli üyelerinden Eliuzun Jimmy, bir çatının üzerinde, Krondor Prensi'ni öldürmeyi amaçlayan bir Ölüm Loncası üyesine rastlar. Suikast girişiminden Jimmy'nin yardımıyla kurtulan Aru
Hollanda'nın şirin bir kentinde eylül sabahıydı. Deniz ve toprak iç içe girmiş, ortalık ise yeni aydınlanıyordu. İnsanlar yeni doğan güne hazırlanıyorlardı. Sepetlerini başlarının üzerinde taşıyan kadınlar kanaldan kısa adımlarla, kayarcasına geçip gidiyordu. Neşeli bir genç, patenle kayarak pazara