Küçük Şeylerin Tanrısı
✍ Scribed by Roy, Arundhati
- Book ID
- 110151336
- Publisher
- Can Yayınları
- Year
- 1998
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 208 KB
- Category
- Fiction
- ISBN-13
- 9789750720307
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Arundhati Roy, İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker Ödülü’nü 1997 yılında Küçük Şeylerin Tanrısı adlı romanıyla aldı. Lirik bir dille, şiirsi bir anlatımla, bir söz-büyücü gibi kullandığı sözcüklerle, yasak bir aşkın çökerttiği bir ailenin soluk kesen dramını anlattı. Varlıklı bir Hindu ailesinin güzel kızı Ammu, ailesinin yanında çalışan bir işçiye aşık olur. Önüne geçilmez, kural tanımaz, tutkulu bir aşkla bağlanırlar birbirlerine. Oysa genç adam Dokunulmazlar sınıfındadır, toplumun en alt kademesinden. Sonu olmadığını bildikleri bu aşkta Küçük Şeylerle ’le yetinirler, geleceği düşünemezler. Genç kadının ayrıldığı kocasından olan biri kız, biri erkek ikiz çocukları bu aşkın doğal tanıklarıdır. Olaylar, birbirinden ayrılmayan bu çift yumurta ikizlerinin çevresinde döner, kızın gözüyle anlatılır. Arundhati Roy, geriye dönüşlerle örüyor kurgusunu ve beklenmedik, dehşet verici sona ulaştırıyor. 1960’lı yılların sonunda, Hindistan’ın güneyinde geçen bu öyküde, arka planda İngiltere’den bağımsızlığını yeni kazanmış, siyasal çalkantılar içindeki bir Hindistan’ı, Kast Sisteminin ürkütücü koşullarını ve toplumsal tabuları buluyoruz. Hindistan’da yayınlandığında, Hristiyan bir Hindu kadınıyla alt kasttan bir erkek arasındaki aşk ve aşk sahneleri Hint gelenek ve göreneklerine aykırı düştüğü için büyük tartışmalara yol açan Küçük Şeylerin Tanrısı bir solukta okunan unutulmaz bir roman.
📜 SIMILAR VOLUMES
Brutha, Seçilmiş Kişi’ydi ve bir kaplumbağa şeklindeki Tanrı onunla konuşmuştu. Brutha basit birisiydi. Okuma yazması yoktu. Kavun yetiştirmekten çok iyi anlardı. Çok az isteği vardı. Yozlaşmış kiliseyi devirmek istiyordu. Yaklaşmakta olan o korkunç kutsal savaşı engellemek istiyordu. Kilisenin öğre
Johnny hayatı erken yaşta öğrenmişti. Ona birileri neden böyle farklı göründüğünü, neden böyle durgun olduğunu, gözlerinin ferinin neden söndüğünü sorduğunda böyle diyordu. Hayatı erken öğrenmişti... Bir yıl önce Alyssa ortadan kaybolmuştur ve herkes onun öldüğüne inanmaktadır. Tek bir kişi dışında:
Kimse gelmeyecek miydi gördüklerini görmeye? Bunların tümü, sarsıntı, kurtuluş ve ayağa kalkış, sadece kendisi için mi oluyordu? İnanılır gibi değil! Gemideki yolcular ağır, geminin Yunanlı kaptanı ise kör olmalıydı. Figür hâlâ belirgin olarak görülebiliyordu, çünkü üzerinde durduğu çıkıntının en uç