Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğü’nde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma "uğraşı"nı yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, genç kızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi "bildik" konulara ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaard’a göre hayatın üç
Karıncaların Günü
✍ Scribed by Werber, Bernard
- Book ID
- 110151009
- Publisher
- Arion Basım Yayın
- Year
- 2010
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 242 KB
- Category
- Fiction
- ISBN-13
- 9789755710594
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Sayıları milyarlarca. Biz onları fark etmiyoruz bile ama onlar bizi uzun süredir izliyorlar. Bazıları için biz Tanrıyız. Diğerleri için de kötülük yapan yaratıklar. Müthiş bir zeka ve en korkunç orduları aratmayacak, inanılmaz örgütleriyle insafsız bir savaşa hazırlanıyorlar. Dünyanın gerçek efendileri kim olacak? Onların hayatta kalması sorunun yanıtına bağlı... Bizim hayatta kalmamız da .Karıncaların günü gerçekten geldi mi?Uluslararası best-seller, on iki dile çevirilen, birçok jüri tarafından ödüllendirilen, bazı okullarda biyoloji derslerinin programına alınan önceki romanı KARINCALAR’ın büyük başarısından sonra romanca ve bilimsel yazılar yazan gazeteci BERNARD WERBER "dünya içi yaratıkları" konu alan efsanesine devam ediyor. Bizi sapık davranışlı, yırtıcı, büyüleyici böceklerin kaynaştığı, sanrılara yolaçan ve korkunç bir evrende daha da ileri götürüyor.Bir gerilim romanından öte, KARINCALARIN GÜNÜ bilim kurgu ve hayal gücünü sonsuz küçüklükteki dünyayla ilgili en ileri bilimsel bilgiyle karıştırarak harika ve şaşırtıcı modern odysseia haline getiriyor.
📜 SIMILAR VOLUMES
Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğü'nde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma "uğraşı"nı yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, genç kızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi "bildik" konulara ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaard'a göre hayatın üç
Çoğu hep arkadaştılar; sonra kendi yollarına gittiler. Sadece kalplerinde sakladıkları sırlarla yeniden buluştuklarında; savaş söylentileriyle çalkalanan, gölgeli bir dünyadan bahsediliyor, mitolojik, efsanevi yaratıkların, korkunç canavarların hikâyeleri onların da kulaklarına geliyordu. Söyl
Çoğu hep arkadaştılar; sonra kendi yollarına gittiler. Sadece kalplerinde sakladıkları sırlarla yeniden buluştuklarında; savaş söylentileriyle çalkalanan, gölgeli bir dünyadan bahsediliyor, mitolojik, efsanevi yaratıkların, korkunç canavarların hikâyeleri onların da kulaklarına geliyordu. Söyl
Yaklaşık benim boyumda ama biraz daha toplu, iri bir adamdı. Kemerli ve çıkık kaşları hala siyahtı. Arkaya taranmış çelik grisi saçları, iri kafasına bir aslan yelesi görünümü veriyordu. Gözlük kullanıyordu ama onu aramızdaki meşeden masanın üzerine koymuştu. Koyu kahverengi gözleri yüzümde gizli me