Philip K. Dick, Alfred Bester, William Tenn, Katherine MacLean, Stanislaw Lem, Eric Frank Russell ve Müfit Özdeş'in öykülerinin yer aldığı Asker Kaçağı "yeniliğini hiç kaybetmeyen" klasik bir bilimkurgu seçkisi. İlk yayım tarihinden 20 yıl sonra yeniden meraklılarının karşısında. "Savaşa ve milit
Karanlığa Yolculuk (Gerçek Suç Öyküleri ve Başka Karanlık İşler)
✍ Scribed by Sevil Atasoy
- Year
- 2010
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 225 KB
- Category
- Fiction
- ISBN
- 6051114548
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Deliller hep doğruyu söyler. Deliller unutmaz, şaşırmaz, caymaz, korkmaz… Bu nedenle deliller, "Ben yaptım" ya da "O yaptı, gördüm" itiraflarından çok daha değerlidir. Yeter ki canlı ya da cansız her şeyin delil olabileceği akla gelsin. Karanlığa Yolculuk, gerçek suç öykülerini, suçların aydınlatılması, gerçeklerin ortaya çıkarılması, masumlar ile suçluların ayırt edilmesinde kullanılan baş döndürücü teknikleri ve zekâ oyunlarını, polisiye öykü, hatta film tadında anlatan yeni bir Sevil Atasoy kitabı. Atasoy, yakından izlediği, birbirinden sıradışı, yaşanmış olayları mercek altına alıyor. Hikâyelerini bir dedektif tecrübesi ve soğukkanlılığının yanı sıra bir bilim insanı titizliğiyle okurlarıyla paylaşıyor.
📜 SIMILAR VOLUMES
"Aşkta kaybetmek yoktur." Âşık olduğu kadına bir türlü ulaşamayan bir erkeğin hikâyesi bu. Büyük bir coşkunun korkunç bir hayal kırıklığına, ardından yıkıcı bir öfkeye dönüşmesinin hikâyesi. Kahramanımız Zoïle hayatının biricik aşkı Astrolabe'a kendisini kabul ettiremeyince, çareyi ona olan aşkını i
İnsan ruhunu, duygularını, çelişkilerini,coşkularını, en güzel çözümleyen ve anlatan bir deneme kitabı. “Bazen, bir ömür bir uçurum taşırız içimizde ve fark etmeyiz.Bizi biz yapan her şeyin ve adına hayat dediğimiz serüvenimizin kökünde bazen büyük bir boşluk vardır ve biz bu boşluğu, onun orada old
..Politzer'in öğrencisi olarak, bu notları bir araya getiren, ve böylece yayımlanmalarını sağlayan Maurice Le Goas, Principes Elementaires de Philosophie'nin "önsöz"ünde şöyle yazıyordu: Her yıl, felsefe derslerine materyalizm sözcüğünün asıl anlamını belirterek ve bazı kimselerin bu sözcüğü müfritç
“Milletimizin yüreğinde tuhaf bir korku vardır kelle kulak yerindekilere karşı. Beyefendi korkusu. Bu korkunun köklerini ta saltanatın derinliklerinde bulabilirsiniz. Bu korku, korktuklarına karşı hem nefret hem de def-i bela kabilinden sahte bir sevgi tezahürünün doğmasına sebep olur. Bu seçmeni, y
Ari, yalnızlık ve kaybolmuşluk duygusunun önüne geçemiyor bir türlü. Buz mavisi gözleri ve asla değiştiremediği ya da kazıyıp atamadığı gümüş renkli, uzun, gür saçlarıyla hep dikkat çekiyor. Bakıcı ailelerin yanında geçen çocukluğunun ardından, nereden geldiğini ve kim olduğunu bulma isteğine karşı