İnsan Bilemediği Cenneti Değil Bildiği Cehennemi Yaşamaya Meyillidir. Ateş her şeyi dener ve sınar... Onu ancak tek bir şekilde öğrenebilirsin; Yanarak... En kötü şey tam yanmadan duman olmaktır. Yanamamaktır. Duman içten içe yanmak demektir. Duman ruhun zehridir. Güneş, bilgi demektir. Güneş, pişme
Bir Milyon Güneş
✍ Scribed by Beth Revis
- Publisher
- Olimpos Yayınları
- Year
- 2012
- Tongue
- Turkish
- Weight
- 275 KB
- Category
- Fiction
- ISBN
- 6055433605
No coin nor oath required. For personal study only.
✦ Synopsis
Godspeed yalanlarla besleniyordu,
Şimdi ise kaosla yönetiliyor.
Amy'nin uyandırılışının üzerinden 3 ay geçmişti. Onun için dünyadaki eski bildik yaşamı artık çok gerilerde kalmıştı. Nereye baksa uzay gemisi Godspeed'in tutsak edici duvarlarını görüyordu. Ama ümidini yitirmemişti: Artık Çırak geminin lideriydi ve hayallerini hayata geçirebilmekte özgürdü.
Ama Çırak gemiyle ilgili korkunç gerçeği öğrendiğinde o ve Amy yüzlerce yıl önce hazırlanmış bir bulmacanın parçalarını bir araya getirmek için zamana karşı bir yarışa girmek zorundalar. Bu zorlu yolda ilerlerken beraber çalışıyor olmaları onları birbirlerine yaklaştırırken gemide büyüyen kaos ise uzaklaştırmakta.
Bu kez Revis'in ustalıkla ördüğü tüm gerilim, aksiyon, romantizm, yalanlar ve birleştirilen bulmacanın parçaları tek bir finale işaret ediyor: Gemiyi bir an önce terk etmek zorundalar.
Bu tehlikeli uçuşa devam etmeye hazır mısınız?
📜 SIMILAR VOLUMES
İnsan Bilemediği Cenneti Değil Bildiği Cehennemi Yaşamaya Meyillidir. Ateş her şeyi dener ve sınar... Onu ancak tek bir şekilde öğrenebilirsin; Yanarak... En kötü şey tam yanmadan duman olmaktır. Yanamamaktır. Duman içten içe yanmak demektir. Duman ruhun zehridir. Güneş, bilgi demektir. Güneş, pişme
Güneş Yiyen Çingene, Türk öykü sanatına zengin düşgücü, dinamik ve şaşırtıcı üslubuyla yepyeni bir renk katan Buket Uzuner'in dokuz öyküsünden oluşuyor. 'Genç, modern ve kentli' diye tanımlanan anlatımıyla Buket Uzuner bu kitabında 'gülmek ve düşlemek' eylemlerini ciddiye almamızı öneriyor. Güneş Yi
Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı'nda baskı, bir dış etken, insan eliyle oluşturulduğu ne denli bilinse de bir tür kıran gibi ortaya çıkar. Bizans'ta "resim-kırıcılık" diye adlandırılan baskı dönemi başlatılırken genç keşiş Andronikos'un kendi kendine sorduğu soru şudur: Birey olarak bu baskı karşısında,
Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı'nda baskı, bir dış etken, insan eliyle oluşturulduğu ne denli bilinse de bir tür kıran gibi ortaya çıkar. Bizans'ta "resim-kırıcılık" diye adlandırılan baskı dönemi başlatılırken genç keşiş Andronikos'un kendi kendine sorduğu soru şudur: Birey olarak bu baskı karşısında,